Özel Bir Gün: Anneler Günü

13 Mayıs 2017 • Kültür ve Sanat, Şehirler ve HikayeleriComments (0)338

Dertlerimizi bir gülüşle veya minik bir sarılmayla dindiren, karşılıksız ve en saf şekilde sevildiğimiz tek kucak..

En değerli varlıklarımız olan annelerimizi ifade etmek için kelimelerin kifayetsiz kalacağı aşikar olsa da yılda bir gün, sadece onlar için ayrılmış bir güne onlarla birlikte güzel anlar ve anılar sığdırmaya çalıştığımız da bir gerçek.

Anneler Günü, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de annelerin kutsal değerinin bir kez daha hatırlandığı en özel günlerden biri olmuştur. Geçtiğimiz yüzyılın başlangıcından bu yana, yaşı kaç olursa olsun her çocuk yılın bir gününü annelerine adayarak onlara  yerinde bir değerbilirlik gösterirler. Bu özel günün kutlanması ise aslında kurumların bir araya gelerek oluşturduğu bir düşünce olmanın çok ötesinde; anne sevgisini her zaman içinde tutmuş başka bir kadının girişimleri sonucu olmuştur.

Yirminci yüzyılın başlarında Amerika’nın Philadelphia eyaletinde, Jarvis adlı bir kız ile  orta yaşlı annesi, küçük yuvalarında orta halli, mutlu bir ömür sürdürürler. Ancak 1907 yılının 9 Mayısına denk gelen gün Jarvis bir anda hastalanan annesini kaybeder.

O gün, kendisini yalnız bırakmamak için, uzak yakın bütün arkadaşları Jarvis’in evine gelip taziyelerini iletir ve onu hiçbir zaman yalnız bırakmayacaklarına dair söz verirler. Bir yıl sonra ise Jarvis’in değerli çağrısına kulak verirler:

— «Annemin ölümü üzerinden bir yıl geçmiş bulunuyor. Bu bir yıllık bitmez tükenmez acıların ortasında şunu anladım ki, dünyada annenin yerini dolduracak hiçbir şey, hiçbir şey yoktur. Tanrı’dan sonra yaratıcımız, koruyucumuz, her şeyimiz odur. Böyle olduğuna göre bu aziz varlıkların değerini bilelim. Bu arada benim aklıma bir düşünce geliyor. Her yılın hiç olmazsa bir gününü onlara ayıralım; onlara adayalım. O günü başlarımızın tacı olan annelerimizle dolduralım. Böyle yapmakla belki onlara karşı borcumuzu bir parçacık olsun ödemiş oluruz.»

Jarvis’in düşüncesini  mutlulukla karşılayan arkadaşları 9 mayıs gününü «Jarvis’ in annesinin günü» olarak kutlamayı kabul eder ve her yıl dönümünde O’nunla birlikte olmaya söz verirler. Bu sözler Jarvis ve arkadaşlarına bu günü herkes için değerli yapacak ve tüm annelerin günü olarak kutlanmasını sağlayacak geniş bir kampanya yapma fikrini doğurur. Bu günden sonra da yıl boyunca, Jarvis’le arkadaşları, yılın bir gününün annelere adanması için Philadelphia eyaletinde geniş bir kampanya başlatırlar.

Eyalet çapında herkes anne sevgisinin ya da anne kaybetmenin acısının ne olduğunu çok iyi bildiği için, genç kızların bu kampanyası kısa zamanda büyük bir ilgiyle karşılanır. Pek çok resmî, özel kuruluşlar yılın bir gününün annelere adanması konusunda onlara destek olurlar. Başlattıkları bu geniş katılımlı kampanya bir sene içinde meyvesini verir ve; 1908 yılı mayıs ayının ikinci pazar günü Amerika’nın birçok eyaletlerinde Anneler Günü olarak kutlanır.  Bu kutlamaya her geçen yıl daha çok eyalet katılır ve yıllar geçtikçe Anneler Günü tüm ülke çapında kutlanan ve annelerin hatırlandığı bir güne dönüşür.

Anneler Günü’nü Amerika dışında benimseyen ilk ülke, 1912’de İngiltere olur. Ondan on yıl kadar sonra, 1923’te üçüncü olarak Almanya Anneler Günü’nü resmi bir gün olarak kabul eder, ve 1930’da artık, Avrupa’daki bütün ülkelerle birlikte Japonya ve Hindistan da bu özel günün kutlanması konusunda karar verirler.

Bu özel gün yurdumuzda da 1930’lu yıllardan beri kutlanan ve geniş kitlelerce annelerin değerinin anıldığı bir gün olarak takvimlerimizde belirir. Ancak, bugünün Türkiye’de resmen kabul edilişi 1956 yılına denk gelir. O yıl, Anneler Günü’nün kabul hatırası olarak P.T.T. üstünde en büyük Türk annesi Zübeyde Hanım’ın resimleri bulunan iki pul basar ve dağıtıma sokar. O günden beri her yıl Mayıs ayının ikinci pazarı, ülkemizde de Anneler Günü resmi olarak tanınan, çocukların anneleriyle vakit geçirmek veya annelerinin hatırasını yaşatmak için kutlanan bir gün olur. Anneler Günü sevgilerin en katıksızı, gerçeği ve en vefalısı olan anne – evlat sevgisini canlandıran yüksek bir insanlık gösterisidir.

Peki bu güzel ve özel günde siz anneniz için neler yapabilir, ona sevginizi nasıl aktarabilirsiniz? Anneler gününde yapabileceğiniz ve annenize sevginizi gösterebileceğiniz hediye ve planları sizin için listeledik:

  1. Alabileceğiniz bir demet çiçek tabi ki ilk akla gelen eşsiz hediyelerden biri.
  2. Çikolata her kadının vazgeçilmezidir. Sevdiği tatlardaki çikolatalardan harika bir kutu yaptırabilir, ona bir kutu dolusu mutluluk hediye edebilirsiniz.
  3. Mutfakta vakit geçirmek siz ve onun için bir hobiyse birlikte yaratacağınız tatlar için pratik mutfak aletlerinden hediye edebilirsiniz.
  4. Her kadın bakımı sever ve güzel görünmek ister. Eğer aklınızdan ona ihtiyacı olan bir kişisel bakım aleti almak geçiyorsa, bu güzel bir hediye alternatifi olabilir.
  5. Şık bir çanta ya da ayakkabıya hiçbir kadın hayır demez. Ya da her kadının vazgeçilmezi eşsiz bir takı ona sizden gelen bu özel anıyı her daim yanında taşıma fırsatı tanıyabilir.
  6. Kullandığı bir parfümü ya da denemesi için sizi hatırlatan eşsiz bir koku yine hediye edebileceğiniz alternatifler arasında yer alabilir.

Eğer hediye almak yerine anneniz ile başbaşa bir gün geçirmek istiyorsanız Anneler Günü’ne güzel bir kahvaltıyla başlayabilirsiniz. Sevginiz ve sıcacık gülümsemeniz anneciğiniz için yeterli olsa da bu güne özel İstanbul’daki alternatif adresleri sizlerle paylaşmak isteriz.

  1. Malta Köşkü: Beşiktaş’taki Yıldız Parkı’nın kenarında bulunan Köşk’ün zengin ve yöresel büfesi anneler gününde en güzel anları paylaşmanız için eşsiz bir olanak sağlayabilir. Bir tarafınızda yemyeşil bahçesi, diğer yanınızda Boğaz manzarasıyla bu mekân sizi ve annenizi dört bir yandan memnun ederken, bu özel günde unutulmaz anlar biriktirmenize fırsat tanıyacak.
  2. Tarabya Oteli: Eski bir klasik olan ve yenilenmiş mimarisiyle Tarabya Oteli de yine eşsiz boğaz manzarasında zengin açık büfe seçeneğiyle annenizi mutlu edebileceğiniz adreslerden. Dilerseniz sonrasında otelin spa’sında annenize harika bir masaj deneyimi yaşatabilirsiniz.
  3. Polonezköy: Eğer şehrin kalabalığından bir nebze uzaklaşayım, doğa ve annem ile başbaşa kalayım diyorsanız, huzurlu bir bir brunch keyfini Polonezköy’de bulabilirsiniz. Sonrasında ise harika bir doğa yürüyüşü ile bu özel günü taçlandırabilirsiniz.
  4. Adalar: Yine İstanbul’un kalabalığından kaçıp bu özel günde biraz nostalji yaşayıp havanızın değişmesini istiyorsanız annenizle adalar size göre.
  5. Çırağan Sarayı: Şık bir brunch deyince şüphesiz akla ilk gelen yerlerden birisidir Çırağan Sarayı. Zengin açık büfesiyle ve eşsiz konumuyla annenizle birlikte harika bir kahvaltının ve boğazın eşsiz keyfini gün boyunca yaşayabilirsiniz.

Tuba Tatlıcı

Kurumsal İletişim Yöneticisi

 

 

 

Pin It

Benzer İçerikler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir