İstanbul’un Güzeli Nişantaşı

6 Haziran 2018 • Kültür ve Sanat, Şehirler ve HikayeleriComments (0)16

Şıklığın ve zarafetin temsilcisi olan Nişantaşı, her ne kadar bugün modanın ve alışverişin kalbi olarak anılsa da kentin tarihine tanıklık eden ve her sokağında ayrı bir detayın gizlendiği İstanbul’un güzide muhitleri arasında yer alır.

Gece gündüz hareketli caddeleri, özgün butikleri, mağazaları, restoran ve kafeleriyle şehrin hem bugününe hem de yarınına ışık tutan Nişantaşı’nı daha yakından tanımak ister misiniz? O halde gelin, hem Osmanlı’nın hem de Cumhuriyet’in kalbi olan bu güzel semte doğru kısa bir yolculuğa çıkalım.

Adını Osmanlı padişahlarının atış talimi yaptıktan sonra iyi atışlarını işaretlemek üzere diktirdikleri anıt taşlarından alan konaklar semti Nişantaşı, 1790’dan itibaren bu isimle anılsa da, bugün Şişli’nin kalbi olan bu semtteki ilk yerleşimler 19. yüzyılın sonlarına doğru İstanbul’da yaşanan nüfus artışıyla başlar.

Balkanlarda yaşanan toprak kayıpları sonrası Osmanlı topraklarında yaşamak isteyen gayrimüslimlerin İstanbul’a gelmesi üzerine yerleşimin başladığı Nişantaşı, daha sonraları Taht Sarayı olarak Dolmabahçe’nin kullanılmasıyla birlikte hanedan üyeleri ve ileri gelen devlet görevlilerinin bölgeye yerleşmesiyle oldukça önem kazanır. Önce III. Selim’in, daha sonrasında ise II. Mahmut’un ve Sultan Abdülmecid’in imarıyla yakından ilgilendiği bölge kısa süre içinde Pera ve Beyoğlu’ndan sonra İstanbul sosyetesinin yeni gözde semti halini alır.

Nişan taşlarından iki tanesinin de avlusunda olduğu Teşvikiye Camii’nin ihtişamıyla taçlanan Maçka sırtlarındaki semt, Cumhuriyet döneminde sosyal hayatın renkliliğiyle hem İstanbulluları hem de turistleri ağırlarken, İstanbul’un alışılagelmiş alışveriş ve iş merkezlerinden daha farklı bir mimarisi ile kültürel mozaiği bugüne taşır.

Bir çok uluslararası marka ve özgün tasarımlara sahip butikleri keşfedebileceğiniz bu güzel semtin sokaklarında yürürken çikolata tutkunlarını 30 yıldır Valikonağı’nda ağırlayan Mabel Çikolata’da sevdikleriniz ile paylaşacağınız lezzetli tatlara ulaşabilir, samimi kahve evlerinde soluklanabilirsiniz.

Başta uluslararası bir çok festival olmak üzere pek çok kültür sanat etkinliğine ev sahipliği yapan semtte, kaldırımlarda, ağaçlarda ve trafik ışıklarında çeşitli sanatçıların çalışmalarına ya da sokak sergilerine de rastlayabilirsiniz. Yüzünüzü bir karnaval havasını hissettiğiniz Nişantaşı’ndan Maçka Parkı’na çevirdiğinizde ise küçük patika yollar ve bin bir renkte ağaçlar ile kendinizi şehrin ortasında yemyeşil bir İstanbul’da bulursunuz.

Pin It

Benzer İçerikler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir