İstanbul’un Tarihi Fırınları

23 Temmuz 2018 • Şehirler ve HikayeleriComments (0)656

Simit, kurabiye, ekmek, pide veya tatlı…

Türk mutfağının vazgeçilmez lezzetlerini yıllardır sofralarımızla buluşturan, her mahalle arasında karşımıza çıkıp bacasından tüten enfes kokularla sokakları dolduran, Ramazan ayında önünde pide kuyruklarının, akşam iş dönüşlerinde ise mahalleli ile ayaküstü hasbihalin eksik olmadığı İstanbul fırınları..

Cumhuriyetin ilk yıllarında tamamında Ermeni ekmek ustalarının çalıştığı 110 fırından bugünlere miras kalan ve yıllara meydan okuyarak yüzyılı aşkın geleneği İstanbul sokaklarında yaşatmaya çalışan dört mahalle fırınını gelin birlikte keşfedelim. 

Tarihî Beşçeşmeler Simit Fırını

Anadolu Yakası’nın Marmara kıyısındaki semtlerinden Maltepe’de bulunan Beşçeşmeler Meydanı’nda, 1810’da Rum bir ailenin kurduğu Beşçeşmeler Simit Fırını, İstanbul genelinden tüm konuklarını ahşap binalarla çevrili sevimli mahallesinde ağırlıyor. Martıların uğrunda vapurların ardında dans ettiği İstanbul’un simge sokak lezzetlerinden simitin en lezzetlisini tadabileceğiniz Beşçeşmeler Fırını’nda raflarda üst üste dizili çay kurabiyeleri, galetalar ve yine sadece burada yiyebileceğiniz Yoğurtlu Çınarcık Kurabiyesi keşfedilmeye değer tadlardan. Simit kokusuyla çevrili ahşap evleri ve daracık sokakları üzerine gölgesi düşmüş çınar ağaçları ile Beşçeşmeler’de güzel vakit geçirmek isteyenlerin uğrak yeri olan fırın, 1990’lı yıllarda eski İstanbul mahalle hayatını televizyon ekranlarıyla buluşturan ‘Mahalle’nin Muhtarları’ dizisinin çekildiği kahveye komşu konumuyla ziyaretçilerini keyifli zaman geçirebilecekleri nostaljik bir gün vadediyor. 

İsmail’in Has Ekmek Fırını

Boğaz’ın Anadolu Yakası’ndaki en güzel semtlerinden Çengelköy’de 170 yıllık geçmişiyle günümüze meydan okuyan İsmail’in Has Ekmek Fırını İstanbul’un en büyük odun fırınlarından biri. Şimdilerde Satılmış Avcı tarafından işletilen fırının isim babası ise vefat etmeden önce 65 yıl boyunca fırını işleten İsmail Erbahan. Devasa odun fırınından 4 dakikada çıkan enfes francalaların yanında tam buğday, pide, ekşi maya, mısır, çavdar ve kepek ekmekleri yer alsa da Çziyarete gelenlerin vazgeçemediği en gözde lezzet fırının kendine has simidi.

Kireçburnu Fırını

18. yüzyılın sonlarında Çamlıhemşin’e ardından sırasıyla Rusya, Ordu ve en sonunda İstanbul Kireçburnu’na taşınan Bostancı Ailesinin; hem Karadeniz hem Kafkas hem de Slav lezzetlerini bir araya getirerek işlettiği Kireçburnu Fırını, 1957’den beri hizmet veriyor. Ünü İstanbul sınırlarını aşan ve fırının ismi ile özdeşleşen Kireçburnu kurabiyesinin lezzetini tam yerinde keşfetmek ve hem boğaz manzarası hem de yeşille dolu bir gün geçirmek istiyorsanız Kireçburnu’ndaki bu güzel fırına uğramadan geçmemenizi öneririz.

Yedi-Sekiz Hasanpaşa Fırını

Beşiktaş Köyiçi’ne girer girmez duymaya başladığınız taze kurabiye kokusunu takip ettiğinizde kendinizi kapısında bulacağınız semtin en eski fırını olan Yedi-Sekiz Hasanpaşa Fırını özellikle hindistan cevizi ile hazırlanan rokoko kurabiyeleri ile ünlü. Elinizi attığınız her çeşit kurabiyede Beşiktaş’ın tatlı kalabalığından sıyrılıp uçsuz bucaksız bir lezzet dünyasına adım atacağınız Hasanpaşa Fırını, Beşiktaş taraftarlarının da semtte sık sık uğradığı mekanlardan biri olarak biliniyor. İsmini Yedi Sekiz Paşa adıyla anılan Hasan Paşa’dan alan fırının ilk sahibi ise Paşa’nın Oduncubaşıcısı.

Pin It

Benzer İçerikler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir