Dünyanın Bir Numaralı Sorunu: Çölleşme ve Kuraklık

19 Haziran 2019 • GenelComments (0)94

Yapılan araştırmalar dünyada yaşanan en önemli sorunlar arasında ilk sırayı iklim değişikliği ve kuraklığın aldığını gösteriyor. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakabilmek adına bireysel anlamda bu sorunla mücadeleye katkı sağlamak ise şüphesiz ki oldukça önemli.

BM kararıyla 1994’ten bu yana her yıl 17 Haziran tarihinde, bütün dünyayı etkisi altına alan bu soruna dair bilinç düzeyini artırmak ve yapılması gereken çalışmalara dikkat çekmek amacıyla ‘’Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü’’ olarak kutlanıyor.

Mevcut iklim kuşakları, küresel iklim değişikliğinin etkisiyle kaymaya başlarken, bu durum, insanlar ve diğer tüm canlıların alıştıkları ortam şartlarını değiştiriyor. BM’in ve çevre uzmanlarının ortaya koydukları rakamlar ve bilgiler de aslında sorunun boyutunun ne kadar ciddi olduğunu anlatmaya yetiyor. Gelin detayları birlikte inceleyelim:

  • Kuraklık ve çölleşme, dünya genelinde her yıl 12 milyon hektar toprağın kaybına neden oluyor.
  • Dünya genelinde 1,5 milyar kişi çoraklaşan tarım arazilerinde kıtlık tehdidiyle karşı karşıya kalıyor.
  • Hızlı nüfus artışı ve değişen tüketim modellerinin sınırlı toprak kaynakları üzerinde aşırı baskısından dolayı dünyadaki ekilebilir toprakların yüzde 30’u değer kaybediyor.
  • Kuraklık, toprak bozulumu ve çölleşme gibi nedenler yüzünden küresel ekonominin 2050 yılına kadar yaklaşık 23 trilyon dolar zarar etmesi öngörülüyor.
  • Çölleşme ve kuraklık gibi çevresel sorunların yaşandığı bölgelerin başında Afrika kıtası geliyor. 2020 yılında 60 milyon kişinin Sahra Altı Afrika’nın ıssız bölgelerinden Kuzey Afrika ve Avrupa’ya göç etmesi bekleniyor. Üçte ikisi çöl veya kurak alan olan Afrika’da 184 milyon kişinin bozulmuş tarım alanında yaşadığı tahmin ediliyor.
  • Dünyada 2,6 milyar insanın geçimi doğrudan toprağa bağlıyken, her yıl çok yüksek oranlarda toprak kayıpları yaşanıyor. Bu kayıpların yılda 20 milyon ton tahıla karşılık geldiği düşünülüyor.
  • Birleşmiş Milletler verilerine göre her yıl Bulgaristan yüzölçümü kadar bir toprağın çölleşme sonucu kaybediliyor.
  • Ekilebilir alanlardaki daralmanın önümüzdeki 25 yılda gıda fiyatlarının %30 oranında artmasına neden olacağı öngörülüyor.
  • 2050 yılına kadar birçok ülkede tarımsal verimde %15 ila 50 oranında düşüş yaşanabileceğine dikkat çekiliyor.

Türkiye’de ise durum çok farklı değil maalesef. Topraklarımızın yüzde 80’inin çölleşme açısından orta ve yüksek risk grubunda olduğu gerçeğine karşılık uzmanlar, doğru ve uzun vadeli arazi planlamasıyla önlemlerin alınması gerektiğini belirtiyor. Dünyada çölleşmenin etkilerine karşı en geçerli önlem orman örtüsünün yenilenmesi olarak görülürken, sürdürülebilir tarım ve kalkınmanın da ciddi anlamda desteklenmesi gerekiyor.

İklim değişikliğinin bir sonucu olan çölleşmenin nedenlerine baktığımızda ise sırasıyla kuraklık, bitki örtüsünün tahrip edilmesi, nüfus artışı ve su kaynaklarının fazla tüketimi, yanlış tarım & sulama uygulamaları ve aşırı otlatmayı sıralayabiliriz.

Çölleşmenin etkilerini en aza indirebilmek için yapılması gerekenleri ise şu başlıklar altında sıralayabiliriz;

  • Doğal kaynakların israf edilmeden kullanılması
  • Bilimsel ölçütlere göre arazi kullanım planlarının yapılması
  • Çölleşme ile mücadelede yerel halkın sürece dâhil edilmesi
  • Su kaynaklarının korunması
  • Bitki örtüsünün korunması ve ağaçlandırma çalışmalarının yapılması
  • Bölge şartlarına uygun tarım ürünlerinin tercih edilmesi
  • Aşırı ve yanlış sulamanın önüne geçilerek damla sulama gibi yöntemlerin tercih edilmesi
  • Mera ve otlakların aşırı otlatmaya karşı korunması
Pin It

Benzer İçerikler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir