Son Yazılar
  • 24 Eylül 2026 | Pazar Yerleri Neden Şehirlerin Hafızasıdır?
  • 17 Eylül 2026 | Çikolatanın Rengi Neden Kahverengi?
  • 28 Ağustos 2026 | Çikolata Tadarken Profesyoneller Nelere Dikkat Ediyor?
  • 20 Ağustos 2026 | Beklemek Neden Lezzeti Değiştiriyor?
  • 13 Ağustos 2026 | Sofralardaki En Zarif Gelenek: İkram Kültürü Neden Evrensel?
  • 24 Temmuz 2026 | Yazın Tadı Neden Daha Farklı Gelir?
  • 17 Temmuz 2026 | Avrupa’nın Tarihi Kafeleri Neden Hala Dolu?
  • 9 Temmuz 2026 | Yazlık Sinemalar: Bir Yaz Ritüelinin Hafızası
  • 25 Haziran 2026 | Yaz Sporları ve Performans: Sıcak Havada Bitter Çikolatanın Magnezyum Rolü
  • 18 Haziran 2026 | Babalar Günü İçin En Nostaljik Hediye: Çocukluk Anılarına Yolculuk

Mabel Çikolata BLOG

MENU
  • Çikolata Kütüphanesi
  • Çikolata ve Sağlıklı Yaşam
  • Çikolatalı Tarifler
  • Genel
    • Tarih
  • Kültür ve Sanat
  • Şehirler ve Hikayeleri
    • Çikolata Ustaları
  • Mabel’e Dair
    • Arap Kızı’nın Öyküsü
  • Çikolata Sözlüğü
  • Çikolatanın Tarihçesi
  • Takip Edilesi Çikolata Bloggerları
  • Video Kütüphanesi
    • Çikolata Aşkım Video Yarışması
  • Twitter
  • Facebook
  • Pinterest
  • Instagram
  • 24 Eylül 2026 • 97

    Pazar Yerleri Neden Şehirlerin Hafızasıdır?

  • 17 Eylül 2026 • 179

    Çikolatanın Rengi Neden Kahverengi?

  • 28 Ağustos 2026 • 327

    Çikolata Tadarken Profesyoneller Nelere Dikkat Ediyor?

  • 20 Ağustos 2026 • 345

    Beklemek Neden Lezzeti Değiştiriyor?

  • 13 Ağustos 2026 • 361

    Sofralardaki En Zarif Gelenek: İkram Kültürü...

  • 24 Temmuz 2026 • 376

    Yazın Tadı Neden Daha Farklı...

  • 17 Temmuz 2026 • 367

    Avrupa’nın Tarihi Kafeleri Neden Hala Dolu?

  • 17 Eylül 2026 • 179

    Çikolatanın Rengi Neden Kahverengi?

  • 28 Ağustos 2026 • 327

    Çikolata Tadarken Profesyoneller Nelere Dikkat Ediyor?

  • 20 Ağustos 2026 • 345

    Beklemek Neden Lezzeti Değiştiriyor?

  • 21 Mayıs 2026 • 497

    Bayram Şekerinden Çikolataya: İkram Tepsisinin Sessiz Dönüşümü

  • 14 Mayıs 2026 • 520

    Konçlama: Çikolatanın Pürüzsüzlüğü Nerede Doğar?

  • 29 Nisan 2026 • 903

    Dört Klasik Dolgu: Pralin, Ganaj, Krokant ve Trüf

  • 16 Nisan 2026 • 562

    Çikolata ve Kahve/Çay Eşleşmeleri

  • 2 Nisan 2026 • 616

    Tropik Bir Hikaye: Çikolatanın Meyvesiyle Tanışın

  • 26 Mart 2026 • 634

    Saray Mutfağında Kakao: Osmanlı’nın Çikolatayla Tanışması

  • 26 Şubat 2026 • 683

    Kakao Oranı Çikolata Hakkında Ne Söyler?

  • 29 Ocak 2026 • 727

    Çikolatanın İki Etkisi: Zihinde Keyif, Bedende Yakıt

  • 25 Temmuz 2022 • 2021

    Çikolatalı Yaz Tarifleri

  • Sosyal medya bağımlılığını 20 adımda yenme rehberi!

    30 Eylül 2020 • Genel • 2241

    Sabah gözünüzü açar açmaz ilk işiniz telefonunuzdan bir tıkla girdiğiniz sosyal medya hesaplarınızı incelemekse; gün içinde gündemdeki gelişmeleri bu platformlardan takip edip sosyalleşiyor, uykuya ise yanı başınızdan ayırmadığınız telefonunuzla dalıyorsanız, siz de kitleleri günden güne daha çok etkisi altına alan ‘sosyal medya bağımlılığı’na yakalanmışsınız demektir…

    Uzmanlara göre iş, araştırma gibi zorunlu haller dışında sosyal medyayı her gün 6 saatten fazla kullanıyor ve bu süre gerek sosyal ilişkilerinize gerekse diğer önemli aktivitelerinize ayırdığınız zamandan çalıyorsa tehlike çanları çalıyor…

    Sosyal medyayı kullanmadığınız sürede önemli bir şeyin olması ve bunu kaçırma ihtimalinizden korkmanız anlamına gelen FOMO, bir diğer deyişle ‘fear of missing out’ kavramı ise tam bu noktada karşımıza çıkıyor.

    Tıpkı kumar ve şans oyunları gibi sosyal medyanın da bağımlılık yaptığını belirten psikologlar, teknolojik araçlarla ilgili olan bağımlılıklarda bilgisayar internet gibi araçları insanların hayatlarından çıkarmanın daha zor olduğunu söylüyor.

    Sosyal mesafenin zorunlu olduğu pandemi döneminde, insanların sosyal medyaya her zamankinden daha çok yaklaşması ise güncel bir problem olarak dikkat çekiyor… 

    ‘Sosyal İkilem’ ve madalyonun öteki yüzü

    Facebook ve Google gibi teknoloji devlerinde görev alan pek çok uygulama geliştirici uzmanının görüşleriyle katkıda bulunduğu Netflix’deki ‘Sosyal İkilem’ belgeseli konunun meraklıları için oldukça bilgilendirici bir kaynak. İnsanları ekran başında daha çok tutmak için sürekli olarak geliştirilen ‘manipülasyon odaklı teknolojik uygulamalar’ ve bu teknolojiler ile nasıl kazanç sağlandığını aktaran uzmanların yorumları, sosyal ikilemin tam da bu noktada başladığının bir nevi kanıtı.

    Madalyonun bir yüzünde sosyal medyanın kitleleri yardım destekleri için birleştiren ve iletişimlerini artıran toplumsal faydaları yer alırken, diğer yüzünde dopamin salınımını uyaran bir etkisi var. Belgeseldeki en ironik soru ise “Sosyal medyaya uyanır uyanmaz mı yoksa lavaboya gittiğinizde mi giriyorsunuz? Çünkü artık sadece bu iki seçeneğiniz var.”

    Etki altına giren Z kuşağına dikkat!   

    Facebook beğenileri ve retweet edilmiş paylaşımlar, beynimizde onaylanma mutluluğuna dönüşerek gizli bir bağımlılık yaratıyor ve bu da sürekli ‘Şimdi ne yapmalıyım?’ dedirten bir kısır döngüye dönüşüyor. Belgesel, bu kısır döngünün özellikle henüz ortaokul dönemindeki Z kuşağının sosyal medyadaki kimliklerini ele geçirmeye başladığını ve mükemmel görünme çabası içerisinde olduklarını vurguluyor. Bununla birlikte ne yaptığınızı izleyen ve bir sonraki adımınızı öngören yapay zeka uygulamaları, herhangi bir sorunla karşılaştıklarında Z kuşağı için rahatlatıcı birer ‘dijital emzik’ gibi algılanıyor ve problem çözme yetilerini azaltabiliyor.

    Peki sosyal medya bağımlılığından neler yaparak kurtulabiliriz?

    Hepimizi etkileyen bu sosyal medya bağımlılığından kurtulmamız için psikologlar ve psikiyatristlerin neler önerdiklerini Mabel okurları için derledik… 

    1. Sosyal medya bağımlılığının tedavisinde yer aldığınız platformlara erişimi engellemeniz veya Facebook, Instagram hesaplarınızı kapatmanız işlevsel bir yöntem değil. Çünkü bilgisayar ve internet hayatın her alanında var ve bağımlılığın tedavisinde en uygun yaklaşım, kontrollü internet kullanımı.
    2. Öncelikle bunun bir sorun olduğunu kabul edin ve sosyal medyada ne kadar zaman geçirdiğinizi not ederek mücadelenize başlayın.
    3. Sosyal medya uygulamalarınızın sayısını sınırlandırmaya çalışın. Mümkünse size en çok keyif, enerji ve cesaret veren 2 platformda yer alın.
    4. Güne sosyal medya hesaplarınızı kontrol ederek başlamayın. Bunun yerine tazelenmenize yardımcı olacak bir meditasyon, nefes egzersizi veya size keyif verecek bir hayali zihninizde canlandırarak başlayabilirsiniz.
    5. Sosyal medya bildirimlerini sessize alın. Telefonunuzun ana ekranındaki sosyal medya bildirimlerinin görünürlüğünü kapatın. Bildirimleri kaldırdığınızda, belirtilen zaman dışında uygulamayı kontrol etmek daha az cazip olacaktır.
    6. Sosyal medya hesabından gündemi takip etmek yerine güvendiğiniz haber sayfalarından önemli gelişmeleri takip etmek, internetin daha verimli kullanılması adına bir yarar sağlayacaktır. Twitter başta olmak üzere sosyal medya kanallarından gelen her bilgiye yetişme çabası yorucu olduğu kadar tam tersi bir etki bile yapabilir.
    7. Gün içerisinde sosyal medyaya bakacağınız bir zaman dilimi belirleyin. Bu sürenin günde 30 dakikayı geçmemesine ve tüm çalışmalarınız, sosyal aktiviteleriniz ve diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesinden sonra olmasına dikkat edin.
    8. Gerek çalışırken gerekse sosyalleştiğiniz herhangi bir ortamda bilinçli bir şekilde ekranınızdan uzak durmaya gayret gösterin. An’da kalmanın keyfini çıkartınJ 
    9. Yemek yerken telefon veya bilgisayarınızdan uzak durun. Unutmayın yemeğiniz esnasında size eşlik eden birinin olması odağınızın ekrandan uzaklaşmasını kolaylaştırır.
    10. İletişimlerinizi yazılı olarak değil, sözel olarak yapın. Örneğin birisiyle konuşmanız gereken bir şey varsa telefon açın ya da yüz yüze görüşün. Arkadaş görüşmelerinizi sıklaştırın.
    11. Spor, kitap okumak gibi beğeneceğiniz aktivitelere zaman ayırın. Yeni alışkanlıklar yaratmak eskileri kırmak anlamına gelir. Ekran süresini kısaltırken, bir yandan okuma, müzik dinleme, sohbet etme ya da yürüyüşe çıkma gibi kolayca erişilebilecek etkinliklerin bir listesini çıkarın. 
    12. Sadece gerekli, zamanında ve anlamlı olan gönderileri paylaşın.  
      Bu ilk başta çoğu kişi için zor olsa da bir süre sonra kolaylaşacaktır.
    13. Gönderi paylaşmayı günlük tutarak azaltmanız mümkün. Özellikle yazmak potansiyel bir kriz, takıntılı düşünce, iş ve ilişkideki zorluklarla çalışmak için mükemmel bir yoldur. Kaleme alınan her yazı zihninizde eylem olarak netlik getirir.
    14. Gece saatlerinde, elektronik cihazlarınızı başka bir odaya koyun. Özellikle telefon ve bilgisayar veya tablet gibi cihazlar yatmadan hemen önce kullanıldığında, doğal sirkadiyen ritmini geciktirir ve uykuyu getiren bir hormon olan melatonin salınımını baskılar. Elektronik aletlerden yayılan mavi ışığın uykuya dalmayı zorlaştırmasının nedeni budur.
    15. Başkalarıyla dışarı çıktığınızda telefonu sessize alın. Bu aynı zamanda yanınızdaki kişinin önemsendiğini bilmesini sağlar. 
    16. Sosyal medyayı dikkat dağıtıcı bir araç olarak kullanmayın. Bazen sosyal medya, rahatsız edici bir duygudan başa çıkma mekanizması olarak kullanılır. Sorun şu ki, sosyal medya bu durumu daha iyi hale getirmek yerine daha da kötüleştirebilir.
    17. Sürekli online olmak ve her paylaşımı yakalamak zorunda olma hissinden uzaklaşın. Acil bir konu olduğunda sevdikleriniz zaten sizi haberdar edecektir. Her şeyi bilme kaygınızı, bu şekilde azaltma yoluna gidebilirsiniz.
    18. Sevildiğinizi anlamak için birilerinin onayını almaya ihtiyaç duymadığınıza inanın. Kişinin kendine yapabileceği en büyük kötülük kendi değerinin bir başkası tarafından onaylanmasına ihtiyaç duymasıdır. İnsanlar, sosyal medyada aldığı onaylar ve beğeniler kadar değildir. Bu nedenle sosyal medyada oluşan sahte imajınız yerine hayattaki gerçek imajınız üzerinde çalışın ve bunu güçlendirecek kaynaklara yönelin.
    19. Kendinize bir parça alan açmak, sizi kötü biri yapmaz ve sürekli ulaşılabilir olmak iyi bir arkadaş olmanın bir gereği değildir. Arkadaşlarınızla sohbetin temposunu düşürmek kendinize özel zaman ayırma açısından makul bir fikir olabilir.
    20. Herkes sizi takip etmek zorunda değil, siz de onları. Yaşamaya bakın, biriktirdiğiniz güzel anıları sakladığınız yerin sadece Instagram olmadığını unutmayın.

    Devamı »
« 1 … 205 206 207 208 209 … 347 »

Kategoriler

  • Çikolata Kütüphanesi
  • Çikolata Ustaları
  • Çikolata ve Sağlıklı Yaşam
  • Çikolatalı Tarifler
  • Genel
  • Kültür ve Sanat
  • Şehirler ve Hikayeleri
  • Tarih

Keşfedin

  • 24 Eylül 2026 • 97

    Pazar Yerleri Neden Şehirlerin Hafızasıdır?

  • 17 Eylül 2026 • 179

    Çikolatanın Rengi Neden Kahverengi?

  • 13 Ağustos 2026 • 361

    Sofralardaki En Zarif Gelenek: İkram Kültürü Neden Evrensel?

  • 17 Temmuz 2026 • 367

    Avrupa’nın Tarihi Kafeleri Neden Hala Dolu?

  • 9 Temmuz 2026 • 365

    Yazlık Sinemalar: Bir Yaz Ritüelinin Hafızası

  • 14 Mayıs 2026 • 520

    Konçlama: Çikolatanın Pürüzsüzlüğü Nerede Doğar?

Çikolatalı Tarifler

  • 17 Eylül 2026 • 179

    Çikolatanın Rengi Neden Kahverengi?

  • 28 Ağustos 2026 • 327

    Çikolata Tadarken Profesyoneller Nelere Dikkat Ediyor?

  • 11 Haziran 2026 • 1030

    Serinletici Yaz Tarifleri

  • 14 Mayıs 2026 • 520

    Konçlama: Çikolatanın Pürüzsüzlüğü Nerede Doğar?

Bizi Facebook’da Takip Edin!

Bizi Takip Edin

  • Twitter
  • Facebook
  • Pinterest
  • Instagram

Hakkımızda

  • Çikolata Sözlüğü
  • Çikolatanın Tarihçesi
  • Mabel’e Dair
    • Arap Kızı’nın Öyküsü
  • Takip Edilesi Çikolata Bloggerları
  • Video Kütüphanesi
    • Çikolata Aşkım Video Yarışması

Son Yazılar

  • Pazar Yerleri Neden Şehirlerin Hafızasıdır?
  • Çikolatanın Rengi Neden Kahverengi?
  • Çikolata Tadarken Profesyoneller Nelere Dikkat Ediyor?
  • Beklemek Neden Lezzeti Değiştiriyor?
  • Sofralardaki En Zarif Gelenek: İkram Kültürü Neden Evrensel?

Takvim

Ekim 2026
P S Ç P C C P
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  
« Eyl    

© 2021 Mabel Çikolata BLOG™

İstanbul, Türkiye