Son Yazılar
  • 14 Mayıs 2026 | Konçlama: Çikolatanın Pürüzsüzlüğü Nerede Doğar?
  • 6 Mayıs 2026 | Hıdırellez; Dilek, Niyet ve Baharı Karşılama Hissi
  • 29 Nisan 2026 | Dört Klasik Dolgu: Pralin, Ganaj, Krokant ve Trüf
  • 16 Nisan 2026 | Çikolata ve Kahve/Çay Eşleşmeleri
  • 9 Nisan 2026 | Bir Sanat Eseri Nasıl “İkon” Olur?
  • 2 Nisan 2026 | Tropik Bir Hikaye: Çikolatanın Meyvesiyle Tanışın
  • 26 Mart 2026 | Saray Mutfağında Kakao: Osmanlı’nın Çikolatayla Tanışması
  • 5 Mart 2026 | Birlikte Üreten Kadınlar
  • 26 Şubat 2026 | Kakao Oranı Çikolata Hakkında Ne Söyler?
  • 19 Şubat 2026 | Çikolatanın Duygularla Kurduğu Bağ Nasıl Başladı?

Mabel Çikolata BLOG

MENU
  • Çikolata Kütüphanesi
  • Çikolata ve Sağlıklı Yaşam
  • Çikolatalı Tarifler
  • Genel
    • Tarih
  • Kültür ve Sanat
  • Şehirler ve Hikayeleri
    • Çikolata Ustaları
  • Mabel’e Dair
    • Arap Kızı’nın Öyküsü
  • Çikolata Sözlüğü
  • Çikolatanın Tarihçesi
  • Takip Edilesi Çikolata Bloggerları
  • Video Kütüphanesi
    • Çikolata Aşkım Video Yarışması
  • Twitter
  • Facebook
  • Pinterest
  • Instagram
  • 14 Mayıs 2026 • 77

    Konçlama: Çikolatanın Pürüzsüzlüğü Nerede Doğar?

  • 6 Mayıs 2026 • 103

    Hıdırellez; Dilek, Niyet ve Baharı Karşılama Hissi

  • 29 Nisan 2026 • 143

    Dört Klasik Dolgu: Pralin, Ganaj, Krokant...

  • 16 Nisan 2026 • 186

    Çikolata ve Kahve/Çay Eşleşmeleri

  • 9 Nisan 2026 • 189

    Bir Sanat Eseri Nasıl “İkon” Olur?

  • 2 Nisan 2026 • 226

    Tropik Bir Hikaye: Çikolatanın Meyvesiyle...

  • 26 Mart 2026 • 263

    Saray Mutfağında Kakao: Osmanlı’nın Çikolatayla Tanışması

  • 14 Mayıs 2026 • 77

    Konçlama: Çikolatanın Pürüzsüzlüğü Nerede Doğar?

  • 29 Nisan 2026 • 143

    Dört Klasik Dolgu: Pralin, Ganaj, Krokant ve Trüf

  • 16 Nisan 2026 • 186

    Çikolata ve Kahve/Çay Eşleşmeleri

  • 2 Nisan 2026 • 226

    Tropik Bir Hikaye: Çikolatanın Meyvesiyle Tanışın

  • 26 Mart 2026 • 263

    Saray Mutfağında Kakao: Osmanlı’nın Çikolatayla Tanışması

  • 26 Şubat 2026 • 350

    Kakao Oranı Çikolata Hakkında Ne Söyler?

  • 29 Ocak 2026 • 375

    Çikolatanın İki Etkisi: Zihinde Keyif, Bedende Yakıt

  • 25 Temmuz 2022 • 1772

    Çikolatalı Yaz Tarifleri

  • 29 Nisan 2022 • 1859

    Çekirdekten Evimize Kuvertür Çikolata

  • 19 Ocak 2022 • 2252

    Mucizevi Çikolata: Şifa ve Lezzet Bir Arada

  • 12 Ocak 2022 • 2811

    En Sevilen Çikolatalı Brunch Spesiyalleri

  • 3 Kasım 2021 • 8467

    Sonbahara Özel İçimizi Isıtacak 10 Çikolatalı ve Kakaolu İçecek Tarifi

  • Bilinmeyenleriyle Mustafa Kemal Atatürk

    8 Kasım 2020 • Genel, Tarih • 5791

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, devrimleri ve önderliğiyle tüm zamanlara ışık tutan Mustafa Kemal Atatürk’ü, bu yıl ölümünün 82’nci yılında saygı ve özlemle anıyoruz. Gelecek nesillere emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’ne sahip çıkmanın yolunun önce Atatürk’ü anlamaktan geçtiği bilincini taşıyor, onu anmanın en anlamlı yolunun ise onun hakkında daha çok şey okuyup aktarmak olduğuna inanıyoruz.   

    Bu doğrultuda bugüne kadar ağırlıklı olarak siyasi başarılarıyla, savaş meydanlarındaki kahramanlıkları ve liderlik stratejileriyle tanıdığımız Mustafa Kemal Atatürk’ün insani yönü, hayata bakışı, karakteri ve daha birçok bilinmeyen alışkanlıklarıyla ilgili olarak yazar, tarihçi ve akademisyenlerin aktardığı anekdotları Mabel Blog okuyucuları için derledik…

    Atatürk’e göre en büyük 2 askeri deha kim?

    Yazar, araştırmacı ve akademisyen Dr. Erol Mütercimler’in Atatürk’ün hatıratlarından aktardığı bilgilere göre, sokak oyunlarında bile dik durup eğilmemesiyle dikkat çeken Mustafa Kemal, eğitim sürecinde öğretmenleriyle girdiği bilgi odaklı tartışmalarda diğer birçok yaşıtından ayrılırken, duygu yönünden güçlü bir insan olmasına karşın askeri kararlarda ve liderlik gerektiren tüm konularda stratejik düşünme prensiplerinden ödün vermedi.

    Mütercimler’in verdiği bilgilere göre, Atatürk’ün devlet adamı olarak en önde gelen özelliği, ‘meşruluk ve hukuk’ oldu. Meclisten yetki almaksızın hiçbir görev almıyor, kendine muhalefet edene ise saygıyla yaklaşıyordu. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk hukuk okulu olarak 1925 yılında kurulan Ankara Adliye Hukuk Mektebi ise 1946 yılından itibaren Ankara Üniversitesi’ne bağlı bir fakülte olarak hizmet vermeye başladı.

    Askeri deha olarak anılan Atatürk’e bu konu sorulduğu zaman, kendisi askeri deha olarak 2 kişiye değer verdiğini söylemişti. Bunlardan biri Hz. Muhammed, diğeri ise Fatih Sultan Mehmet’ti… Hatta Atatürk, İsmet İnönü’ye Uhud Savaşı krokisini örnek bir başkomutanlık planı olarak gösteriyordu.

    Giyimine, temizliğine ve şıklığına büyük özen gösteren Atatürk’ün ayakkabılarının modelini bile kendisinin çizmesi dikkat çekiciydi…

    Sert hiciv yapıyordu, Rumeli’yi çok seviyordu

    Tarihçi İlber Ortaylı’ya göre bilgilerini çok güzel kullanmasını ve tartışmasını bilen Mustafa Kemal Atatürk sert hiciv yapabiliyordu. Diğer yandan kendisinin çok yüksek bir ikna kabiliyeti olduğunu ifade eden Ortaylı: “İttihat ve Terakki döneminde bu özellikleriyle kendisinden çok çekiniliyordu” diyerek Atatürk’ün çok sık dillendirilmeyen özellikleriyle ilgili de bizlere fikir veriyor.

    Ulu Önder’in sosyal yaşamında az yemek yediğini, yüzdüğünü, ata bindiğini fakat aşırı bir sportif faaliyette bulunmadığını söyleyen Ortaylı “Atatürk özellikle fotoğraflarda duruşuna önem gösteriyordu, kadınlara iltifatta ise oldukça cömertti… Dansa önem veriyor; folklor ve özellikle Makedon halk danslarına ilgi duyuyordu. Yemekleri, müziği ve şivesiyle ise Rumeli’yi çok seviyordu.” diyor.

    Fransızca, Rumca, Bulgarca, Farsça, Latince gibi pek çok dile hakimiyeti olan Atatürk, matematiği de çok iyi biliyordu.    

    Türk kadınının eğitim almadığı ve haklarının verilmediği bir dönemde kanunlarla bu durumun üzerinde objektif bir şekilde duruyor, kadınların sosyal statüsünün yükselmesini çok önemsiyordu. Atatürk’ün Türkiye hayali, doğu-batı kültürüne hakim, eşitliğin olduğu bir ülkeydi.

    Çankaya Köşkü Kütüphanecisi niye hep Atatürk’ün yanındaydı?

    ‘İnsanın Merak Yolculuğu’ adlı, tarihi kaynakları esas alan kitaba göre, okumanın hayatının bir parçası olduğu Atatürk’ün yanında en çok bulunmasını istediği kişi, Çankaya Köşkü Kütüphanecisi Nuri Ulusu’ydu.

    Okurken önemli yerleri çizmek için masasında renkli ve kurşun kalemlerini, lügatlerini, masa saatini, sigara kutusunu ve kül tablasını bulundururdu. Kitapta kaldığı sayfayı katlamazdı, onu hatırlamak Nuri Ulusu’nun göreviydi.

    Askeri, tarihi, edebi ve hukuki kitaplar ağırlıklı kütüphanesindeki tahmini 5 bin kitabı okuyan, Atatürk, bazı zamanlar 2 günü bulan okuma inzivalarına çekilirdi. Tarih kitaplarını daha çok seven Atatürk’ün en sevdiği 2 roman ise Reşat Nuri Güntekin’in Çalıkuşu ve Aka Gündüz’ün Dikmen Yıldızı romanlarıydı.

    Ağaç kesilmesin diye köşkü karadan yürüttü!

    ‘İnsanın Merak Yolculuğu’ adlı, kitaptan aktaracağımız şu alıntı ise, Ulu Önder’in inandıklarından vazgeçmemek için ilham verici çözümler üretmesine en güzel örneklerden biri… Atatürk’ün sağlık nedeniyle Yalova’daki köşkünde kaldığı dönemde, yolculuk esnasında soluklanması için iki katlı bir köşk yapılması icap oldu. Atatürk’ün doğaya ve ağaca olan tutkusunu bilen dönemin bürokratları, köşkü bir çınarın hemen yanına yapmaya karar verdiler. Çınarın dalları gelişip köşkü tehdit etmeye başlayınca ağacın kesilmesi gündeme geldi. Atatürk’e bu konu sorulduğunda, “Bir köşk için bir ağaç feda edilmez!” yanıtı alındı ve köşk, kızaklarla ağaçtan 5 metre uzaklaştırıldı.

    Doğayla baş başa kalarak üretkenliğini artıran bir çocuktu…

    Şair, yazar ve araştırmacı Sunay Akın ise Atatürk’ün en az bilinen çocukluk dönemine eğilerek şunları kaydediyor: “Atatürk’ün çocukluğuyla ilgili bize hep babası öldükten sonra dayısının Langaza çiftliğine gittiği ve bir anı olarak kargaları kovaladığı anlatılır. Oysa onun çocukluğunda ve gelişimde en önemli yer buradaki köyde kendini buluşuydu… Kız kardeşi Makbule Hanım’ın aktardığına göre, orada hayaller kurmaya başlıyor ve doğada bulduğu ağaç dallarından, odunlardan kulübeler ve oyuncak evler yapıp dağıtıyordu. Doğayla baş başa kalıp düşünmenin bir insanın yaratıcılığını geliştirmesine en iyi örneklerden biri de Atatürk olmuştu.”

    14 yaşında evini terk etmesiyle başlayan ‘azim’ yolculuğu

    Atatürk’ün doğduğu çağ kadar sosyo-kültürel açıdan Selanik’te doğmasının da onun gelişiminde önemli bir etkisi vardı. Ulu Önder’in 14 yaşında üvey babası nedeniyle evini terk etmesi ve parasız yatılı bir okulda okumasının onun gelişiminde çok kritik bir nokta olduğu da şüphesiz unutmamak gerekiyor. Manastır’da okumasının ve 1897’de Türk-Yunan savaşı esnasında öğrenci olmasının Atatürk’ü askerlik ve siyasete yönelttiğini aktaran birçok kaynağa göre “Bu savaşta Osmanlı kazandığı halde masada kazandıklarını teslim etmişti. Genç Mustafa Kemal’in buna duyduğu öfke ise onu politikaya daha çok yaklaştıran önemli bir gelişme oldu…”

    Sanatın bir savaşı kazanmanın nedeni olabileceğini söyleyen lider!

    Atatürk bir gün Sofya’da Aida adında bir opera izliyor. Gecesinde uyku tutmuyor ve ‘Ben niye savaşı kaybettiğimizi anladım, çünkü Bulgarların bir operası var’ diyor. Bir asker olarak askeri açıdan yenilmenin nedeni olarak sanatı ve medeniyeti göstermesi insanlık tarihinde görülmesi çok zor bir durumdur. Olaylara sadece askeri açıdan değil, çok yönlü bakabilen bir lider olan Atatürk’ün tüm insanlığı kavrayan bir anlayışla ‘Hayatta en hakiki mürşit ilimdir’ demesi ise arkasında hiçbir dogma veya ideoloji bırakmaması, geriye ölümsüzlüğün temsili olarak bilimin ışığını bırakmak istemesidir ki bu da onu diğer liderlerden ayırır.

    Devamı »
« 1 … 190 191 192 193 194 … 335 »

Kategoriler

  • Çikolata Kütüphanesi
  • Çikolata Ustaları
  • Çikolata ve Sağlıklı Yaşam
  • Çikolatalı Tarifler
  • Genel
  • Kültür ve Sanat
  • Şehirler ve Hikayeleri
  • Tarih

Keşfedin

  • 14 Mayıs 2026 • 77

    Konçlama: Çikolatanın Pürüzsüzlüğü Nerede Doğar?

  • 5 Şubat 2026 • 358

    Bazı Tatlar Neden Bazı Şehirlere Daha Çok Yakışır?

  • 22 Ocak 2026 • 538

    Kışın Çikolatayla Isınan Şehirler

  • 30 Ocak 2025 • 1293

    Çikolata ve Sağlık: Bitter Çikolatanın Faydaları Üzerine Güncel Araştırmalar

  • 27 Ocak 2025 • 821

    Kış Aylarında Çikolatanın Ruhumuza Etkisi: Bilimsel Bir Bakış

  • 14 Ocak 2025 • 996

    Yeni Yılın İlk Tatlı Kaçamağı: Ev Yapımı Çikolatalı Tarifler

Çikolatalı Tarifler

  • 14 Mayıs 2026 • 77

    Konçlama: Çikolatanın Pürüzsüzlüğü Nerede Doğar?

  • 29 Nisan 2026 • 143

    Dört Klasik Dolgu: Pralin, Ganaj, Krokant ve Trüf

  • 16 Nisan 2026 • 186

    Çikolata ve Kahve/Çay Eşleşmeleri

  • 2 Nisan 2026 • 226

    Tropik Bir Hikaye: Çikolatanın Meyvesiyle Tanışın

Bizi Facebook’da Takip Edin!

Bizi Takip Edin

  • Twitter
  • Facebook
  • Pinterest
  • Instagram

Hakkımızda

  • Çikolata Sözlüğü
  • Çikolatanın Tarihçesi
  • Mabel’e Dair
    • Arap Kızı’nın Öyküsü
  • Takip Edilesi Çikolata Bloggerları
  • Video Kütüphanesi
    • Çikolata Aşkım Video Yarışması

Son Yazılar

  • Konçlama: Çikolatanın Pürüzsüzlüğü Nerede Doğar?
  • Hıdırellez; Dilek, Niyet ve Baharı Karşılama Hissi
  • Dört Klasik Dolgu: Pralin, Ganaj, Krokant ve Trüf
  • Çikolata ve Kahve/Çay Eşleşmeleri
  • Bir Sanat Eseri Nasıl “İkon” Olur?

Takvim

Mayıs 2026
P S Ç P C C P
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
« Nis    

© 2021 Mabel Çikolata BLOG™

İstanbul, Türkiye