Son Yazılar
  • 17 Temmuz 2026 | Avrupa’nın Tarihi Kafeleri Neden Hala Dolu?
  • 9 Temmuz 2026 | Yazlık Sinemalar: Bir Yaz Ritüelinin Hafızası
  • 25 Haziran 2026 | Yaz Sporları ve Performans: Sıcak Havada Bitter Çikolatanın Magnezyum Rolü
  • 18 Haziran 2026 | Babalar Günü İçin En Nostaljik Hediye: Çocukluk Anılarına Yolculuk
  • 11 Haziran 2026 | Serinletici Yaz Tarifleri
  • 21 Mayıs 2026 | Bayram Şekerinden Çikolataya: İkram Tepsisinin Sessiz Dönüşümü
  • 14 Mayıs 2026 | Konçlama: Çikolatanın Pürüzsüzlüğü Nerede Doğar?
  • 6 Mayıs 2026 | Hıdırellez; Dilek, Niyet ve Baharı Karşılama Hissi
  • 29 Nisan 2026 | Dört Klasik Dolgu: Pralin, Ganaj, Krokant ve Trüf
  • 16 Nisan 2026 | Çikolata ve Kahve/Çay Eşleşmeleri

Mabel Çikolata BLOG

MENU
  • Çikolata Kütüphanesi
  • Çikolata ve Sağlıklı Yaşam
  • Çikolatalı Tarifler
  • Genel
    • Tarih
  • Kültür ve Sanat
  • Şehirler ve Hikayeleri
    • Çikolata Ustaları
  • Mabel’e Dair
    • Arap Kızı’nın Öyküsü
  • Çikolata Sözlüğü
  • Çikolatanın Tarihçesi
  • Takip Edilesi Çikolata Bloggerları
  • Video Kütüphanesi
    • Çikolata Aşkım Video Yarışması
  • Twitter
  • Facebook
  • Pinterest
  • Instagram
  • 17 Temmuz 2026 • 31

    Avrupa’nın Tarihi Kafeleri Neden Hala Dolu?

  • 9 Temmuz 2026 • 77

    Yazlık Sinemalar: Bir Yaz Ritüelinin Hafızası

  • 25 Haziran 2026 • 131

    Yaz Sporları ve Performans: Sıcak Havada...

  • 18 Haziran 2026 • 145

    Babalar Günü İçin En Nostaljik Hediye: Çocukluk Anılarına Yolculuk

  • 11 Haziran 2026 • 759

    Serinletici Yaz Tarifleri

  • 21 Mayıs 2026 • 272

    Bayram Şekerinden Çikolataya: İkram Tepsisinin...

  • 14 Mayıs 2026 • 284

    Konçlama: Çikolatanın Pürüzsüzlüğü Nerede Doğar?

  • 21 Mayıs 2026 • 272

    Bayram Şekerinden Çikolataya: İkram Tepsisinin Sessiz Dönüşümü

  • 14 Mayıs 2026 • 284

    Konçlama: Çikolatanın Pürüzsüzlüğü Nerede Doğar?

  • 29 Nisan 2026 • 390

    Dört Klasik Dolgu: Pralin, Ganaj, Krokant ve Trüf

  • 16 Nisan 2026 • 353

    Çikolata ve Kahve/Çay Eşleşmeleri

  • 2 Nisan 2026 • 417

    Tropik Bir Hikaye: Çikolatanın Meyvesiyle Tanışın

  • 26 Mart 2026 • 419

    Saray Mutfağında Kakao: Osmanlı’nın Çikolatayla Tanışması

  • 26 Şubat 2026 • 493

    Kakao Oranı Çikolata Hakkında Ne Söyler?

  • 29 Ocak 2026 • 506

    Çikolatanın İki Etkisi: Zihinde Keyif, Bedende Yakıt

  • 25 Temmuz 2022 • 1861

    Çikolatalı Yaz Tarifleri

  • 29 Nisan 2022 • 1959

    Çekirdekten Evimize Kuvertür Çikolata

  • 19 Ocak 2022 • 2330

    Mucizevi Çikolata: Şifa ve Lezzet Bir Arada

  • 12 Ocak 2022 • 2911

    En Sevilen Çikolatalı Brunch Spesiyalleri

  • Cumhuriyet’e giden öykümüzün en önemli mihenk taşı: 18 Mart!

    18 Mart 2020 • Genel, Tarih • 5066

    Tarihimizde ‘millet olma yolundaki en büyük adımımız’ olarak kabul edilen, önce Milli Mücadele yılları, ardından Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’e giden öykümüzün en önemli mihenk taşı olan 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin bu yıl 105’inci yıldönümünü kutluyoruz… Bu tarihi zafere liderlik eden ulu önder Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere; 105 yıl önce Çanakkale’de mücadele veren tüm şehit ve gazilerimizi saygıyla anarken, bizi ‘millet’ yapan bu önemli kilometre taşını daha iyi anlayabilmek için gelin o zorlu günleri ve zafere giden yolu birlikte hatırlayalım…

    1.Dünya Savaşı sırasında, 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası’nda İttifak Devletleri Osmanlı İmparatorluğu ve müttefiki Almanya ile bunların karşısındaki İtilaf Devletleri Britanya İmparatorluğu ve Fransa orduları arasında geçen Çanakkale Savaşı, deniz ve kara harekâtı olmak üzere iki aşamalı gerçekleşti. Savaşın ilk adımı olan 18 Mart 1915 Deniz zaferimizle sonuçlandı. Bundan bir sene geçmeden 9 Ocak 1916’da ise milletimiz Çanakkale Kara Zaferi’nin sevincini yaşadı.

    Çanakkale’yi tarihimizdeki diğer önemli zaferlerden ayıran en önemli faktör ise yoksulluk ve sefaletle sürekli geri çekilen ve uluslararası arenada artık ‘hasta adam’ olarak ün salan Osmanlı’nın tarihini adeta yeniden yazarak üzerindeki tüm paylaşım projelerini bozguna uğratması oldu…

    “Bir milletin ruhu elde edilmedikçe o millete egemen olunamaz”

    Çanakkale’yi geçip Osmanlı Devleti’nin başkenti konumundaki İstanbul’u alarak Boğazların kontrolünü ele geçirmek, Rusya’yla güvenli bir tarımsal ve askeri ticaret yolu açmak, Alman müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletleri’ni zayıflatmak amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı’na giren düşmanlar, burada top ve tüfek açısından kendisinden çok daha zayıf ancak azim açısından onlardan çok daha mücadeleci bir milli güçle karşılaştı. Çünkü tıpkı ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, “Bir milletin ruhu elde edilmedikçe, bir milletin azim ve kararı kırılmadıkça, o millete egemen olmanın imkanı yoktur.”

    Çanakkale, Anadolu insanını birbirine kenetleyen, ortak tarih şuurunu pekiştiren bir ‘millî ruh’tu. Ayrılıkların unutulduğu, ırk ve memleket farkının gözetilmediği bu mücadelede Türk askerinin vatan sevgisi, şehitlik ve gazilik duygusu, şüphesiz onu başarıya götüren en önemli faktörlerdendi.  

    Churchill: “Türkler adeta bir kale gibi dikilmişti”

    Başarılı siyasi kariyeri 1915 Gelibolu yenilgisinden sonra düşüşe geçen ve donanmayla Çanakkale Boğazı’nın geçilebileceği, ardından da rahatça İstanbul’a ulaşılabileceği konusundaki ısrarcı tavrıyla müttefik ordusunun tarihi yenilgisine zemin hazırlayan Britanyalı politikacı Winston Churchill, o döneme özel “Türkler, Çanakkale’yi zorlayan çağının en ileri tekniğine sahip güçler karşısına adeta bir kale gibi dikilmişti” yorumunu yapmıştı. Peki düşman karşısında kale gibi dikilen bu ruh, gücünü nereden alıyordu? Yanıtı kuşkusuz Mustafa Kemal Atatürk’ün mücadeleci liderliği ve komutasındaki askerlerin, onun emri ile gözünü kırpmadan ölüme atılmasında yatıyordu.

    Çanakkale Savaşı’nda Conkbayırı, Anafartalar ve Arıburnu’nda görev yapan Mustafa Kemal Atatürk, Conkbayırı’ndaki örnek müdahalesi ve savaşın son aşamalarında üstlendiği görevlerle ‘Anafartalar Kahramanı’ olarak tanınmış ve sonrasında yarbaylıktan albaylığa terfi etmişti. Uyumaksızın ve dinlenmeksizin askerlerini mücadelede tutan Mustafa Kemal, cephanesi biten 57. Alay’a süngü taktırarak düşmana saldırı emrini vermiş, “Ben size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimizi başka kuvvetler ve başka komutanlar alabilir” şeklindeki ünlü sözünü burada söylemişti. Atatürk anılarında Conkbayırı’ndaki o mücadeleyi “Herkes öldürmek ve ölmek için düşmana atılmıştı” sözleriyle ifade eder.  

    Dünyada ölüm emrini alıp ölebilen kaç asker vardır?

    Çanakkale’de Türk askerinin savaşma kararlılığı, azim ve iradesi konusunda uzman olan Alman Harp Tarihçisi Carl Von Clausewitz, bu zaferin önemini “Dünyada ölüm emrini alıp ölebilen kaç asker vardır?” diyerek vurgulamıştı… Çanakkale’de şehit olan askerlerin siperleri hiç boş kalmamış, sıradakiler hemen yerini almıştı. Geriden gelenler arkalarına bakmadan ölüme koşmuşlardı. Dünya Harp Tarihi bu açıdan ilk defa kendisine ölmeyi emreden komutanın emrini gözünü kırpmadan yerine getiren Mehmetçikle tanışmıştı.

    Kocaman bir dünya savaşının sadece bir cephesi olsa da, Çanakkale hem kazanan hem de kaybeden için oldukça pahalıya mal oldu. Her iki taraftan toplam 500 binden fazla insanın kaybına neden olan savaşın sonunda İtilaf Devletleri Çanakkale Boğazı’nı geçemedi ve İstanbul’u işgal edemedi. Bu zaferin sadece milli mücadelemizde değil, Rusya’da zorda kalan Çarlık Rejimi’nin devrilmesinde ve I. Dünya Savaşı’nın 2 yıl uzamasında da önemli bir pay aldığını ekleyelim…

    Devamı »
« 1 … 206 207 208 209 210 … 341 »

Kategoriler

  • Çikolata Kütüphanesi
  • Çikolata Ustaları
  • Çikolata ve Sağlıklı Yaşam
  • Çikolatalı Tarifler
  • Genel
  • Kültür ve Sanat
  • Şehirler ve Hikayeleri
  • Tarih

Keşfedin

  • 17 Temmuz 2026 • 31

    Avrupa’nın Tarihi Kafeleri Neden Hala Dolu?

  • 9 Temmuz 2026 • 77

    Yazlık Sinemalar: Bir Yaz Ritüelinin Hafızası

  • 14 Mayıs 2026 • 284

    Konçlama: Çikolatanın Pürüzsüzlüğü Nerede Doğar?

  • 5 Şubat 2026 • 487

    Bazı Tatlar Neden Bazı Şehirlere Daha Çok Yakışır?

  • 22 Ocak 2026 • 670

    Kışın Çikolatayla Isınan Şehirler

  • 30 Ocak 2025 • 1440

    Çikolata ve Sağlık: Bitter Çikolatanın Faydaları Üzerine Güncel Araştırmalar

Çikolatalı Tarifler

  • 11 Haziran 2026 • 759

    Serinletici Yaz Tarifleri

  • 14 Mayıs 2026 • 284

    Konçlama: Çikolatanın Pürüzsüzlüğü Nerede Doğar?

  • 29 Nisan 2026 • 390

    Dört Klasik Dolgu: Pralin, Ganaj, Krokant ve Trüf

  • 16 Nisan 2026 • 353

    Çikolata ve Kahve/Çay Eşleşmeleri

Bizi Facebook’da Takip Edin!

Bizi Takip Edin

  • Twitter
  • Facebook
  • Pinterest
  • Instagram

Hakkımızda

  • Çikolata Sözlüğü
  • Çikolatanın Tarihçesi
  • Mabel’e Dair
    • Arap Kızı’nın Öyküsü
  • Takip Edilesi Çikolata Bloggerları
  • Video Kütüphanesi
    • Çikolata Aşkım Video Yarışması

Son Yazılar

  • Avrupa’nın Tarihi Kafeleri Neden Hala Dolu?
  • Yazlık Sinemalar: Bir Yaz Ritüelinin Hafızası
  • Yaz Sporları ve Performans: Sıcak Havada Bitter Çikolatanın Magnezyum Rolü
  • Babalar Günü İçin En Nostaljik Hediye: Çocukluk Anılarına Yolculuk
  • Serinletici Yaz Tarifleri

Takvim

Temmuz 2026
P S Ç P C C P
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  
« Haz    

© 2021 Mabel Çikolata BLOG™

İstanbul, Türkiye