Doğaya Saygının Yansıması: Organik Mimari

17 Ağustos 2021 • Genel, Şehirler ve HikayeleriDoğaya Saygının Yansıması: Organik Mimari için yorumlar kapalı899

21’inci yüzyılın en önemli akımlarından biri, hiç şüphesiz sürdürülebilirlik… Doğadan ilhan alan, tabiatın sunduklarını koruyarak ilerlemeyi ve var olan akışta çevreye saygı duymayı merkeze alan bu yaşam trendinin en önemli yansımaları ise mimaride karşımıza çıkıyor. Bu noktada en dikkat çeken akımlardan biri de organik mimari… Türkiye ve dünyada dikkat çeken organik mimari projeleri, yakın gelecekte çok daha doğa dostu yapılarda yaşayacağımızın sinyallerini veriyor.

Doğadan Beslenen Tasarımlar

Günümüzde bireyin barınma ihtiyaçları ile doğal hayatın uyum içinde yer almasını savunan organik mimari temsilcileri hızla artıyor. Organik mimarlık terimini kullanan ilk kişi ise Amerikalı mimar Frank Lloyd Wright… Wright, ‘In The Cause Architecture’ kitabında, doğa ile yapının kendiliğinden uyum içinde olması gerektiğini savunan mimarlık anlayışını ortaya koyuyor.

Masalsı Çizgiler Öne Çıkıyor

Yatay çizgileri, kırma çatıları, sarkan saçakları, yatay konumlandırılmış pencerelerle kurgulayan Frank Lloyd Wright, insan ve çevre etkileşimini en dikkat çekici şekilde kurgulayan projeleriyle öne çıkıyor. 1000’in üzerinde yapı tasarlayan Wright; ortak kullanımlı mekan fikrini, ‘Prairie House’ projesinde uyguladı. Uzun-alçak bina formatıyla yataylığı vurgularken, organik mimari kapsamındaki konut projelerinde tuğla, odun, ahşap gibi basit malzemeler kullandı. Bu süreci ise tek katlı, güneş enerjisiyle ısınan, L şeklindeki Usonian Evleri takip etti. Fallingwater olarak bilinen Şelale Evi’yle natürel tarzını pekiştiren Wright, şelalenin üzerinde konumlandırılan, evden nehre inen basamaklarla masalsı bir atmosfer yarattı. Wright’ı takip eden diğer inovatif organik mimarlar arasında ise Anton Alberts, Laurie Baker, Claude Bragdon, Nari Gandhi, Antoni Gaudi, Bruce Goff, Kendrick Kellogg gibi isimler bulunuyor.

Şeklin Bir Önemi Yok

Organik mimarinin püf noktası ise tasarımcının malzemeye ya da yapıya herhangi bir biçim dayatmaması… Eğer tasarımcı, malzemenin doğasını doğru anlar ve iyi kullanırsa, yapının görünümünü malzeme belirliyor. Bu noktada; Louis Sullivan’ın öne sürdüğü “Form işlevi takip eder” söylemini, Wright; “Form ve işlev birdir” olarak değiştiriyor. Organik mimari sadece duvarları nefes alabilen, gereksiz teknolojileri barındırmayan, az enerji sarf eden ya da doğayı kirletmeyen bir tasarım felsefesi olarak tanımlanmıyor. Tasarım sürecinin içerisine insan-toplum ilişkileri, yaşam biçimi, içinde bulunulan bağlamın nasıl şekillendiği ve bu somut/soyut akışın nasıl çalıştığı gibi önemli değerler de dahil oluyor. Organik mimarinin özü aslında doğanın içindeki akışlara saygı göstermekten başlıyor ve bu akışa uygun dengeli bir mimari kurgulanıyor. Doğayı özümseyen, yıkıcı olmayan, doğal değerleri koruyan, sürdürülebilirliğe katkı sağlayan bir tasarım felsefesiyle ilerleniyor. Tüm bu bilgiler ışığında şeklin bir önemi olmadığını anlıyoruz.

Lav Kaya Tabanı Üzerine İnşa Edilen Onion Evleri

Hawaii’deki Onion Evleri, ünlü mimar Kendrick Kellogg’un organik mimari yaklaşımının eseri… Frank Lloyd Wright’tan esinlenen Kellogg, yerel kaynaklı malzemeler kullanarak çok katmanlı bir ev tasarlamış.

Kona’nın güzel kıyısına bakan uzak bir tepede bulunan Onion Evleri, 1960’ların başında McCormick Spice Ailesi için yapılmış. Ev, okyanusa bakan geniş terasın tasarlanması için dikkatli bir şekilde oyulurken, lav kaya tabanı üzerine inşa edilmiş. Evin inşaat sürecinde Koa ahşap ve lav taşı kullanılması ise dikkat çekiyor.

Farklı Yaşam Deneyimleri

Belçikalı mimar Jacques Gillet’in 1967’de Belçika Liege’de inşa ettiği Sculptural House projesi ise organik mimaride gerçek bir yaşam deneyimi sunuyor. Robert Bruno’nun Teksas’ta yapımı 25 yıl süren, 20 metre uzunluğa sahip Steel House projesi de oldukça dikkat çekici. Yapıya dikkatlice yaklaştığınızda kahverengi bir piyanoya benzediğini fark ediyorsunuz. Diğer yandan 150 ton kahverengi çelik kullanılarak tasarlanan projede lekelenmiş camların kullanıldığı geniş pencereler güneş ışığının mümkün olan en fazla şekilde nüfuz etmesine olanak sağlıyor.

Türkiye’den Verilebilecek En Başarılı Örnek; Harran Evleri

Organik mimariye Türkiye’de verilebilecek en başarılı örneklerin başında Harran Evleri geliyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndeki Şanlıurfa’nın Harran ilçesi, farklı mimarisiyle dikkati çeken yaklaşık 250 yıllık konik evleriyle ziyaretçileri kendine hayran bırakıyor. Her kümbetin bir odayı simgelediği konik evlerdeki kubbe sayısı, hane halkının maddi durumunu da göz önüne seriyor. Kare ya da dikdörtgen bir altyapı üzerinde oturtulan, bindirme tekniğiyle inşa edilen, külah şeklini andıran Harran Evleri, hem yerli hem de yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. 

Harran Evleri’nin bir diğer ilginç özelliği ise kubbelerinin tuğladan örülmüş olması… Bu anlamda kerpiç kubbeli evlere kıyasla önemli bir farklılık gösteriyor. Tarihi Harran Evleri doğal olarak nefes alıyor. Arkasında ilave hiçbir güç olmadığı gibi bu yapılar kendi kendini besleyen organik bir yapıya sahip. Harran Evleri’nin tasarımında kullanılan malzemeler; toprağın, kilin ve taşın yaşam şartlarını nasıl iyileştirdiğini bizlere gösteriyor.

Yaşam Biçimleri A’dan Z’ye Şekilleniyor

Bu noktada Avcı Architects de küresel arenada farklı projeleriyle öne çıkıyor. Zamansız sürdürülebilirlik kavramıyla öne sunulan Eco-Lifestyle Center; altyapı, iklim, ulaşım, rüzgâr, suyun akışı, ormanın akışı, rüzgârın akışı gibi derin bir analiz sürecini içererek tabiatın karakteristik özelliklerini anlayarak ve tanımlayarak ‘doğaya ne kadar daha az zarar veririz?’ sorusunun cevabını bulmaya çalışıyor.

Mekanik Güce İhtiyaç Yok

Herhangi bir mekanik güce ihtiyaç duymayan organik mimarlığın bir diğer başarılı örneği ise Slimbridge Wetlands Ziyaretçi Merkezi… Bu yapıda binanın nefes alışı, rüzgâr bacalarıyla sağlanıyor. Konumu itibari ile alan kıyıya çok yakın olduğu için rüzgâr orantısı, binanın kendi kendini temizlemesi için yeterli oluyor. Bina ekstra hiçbir güç gerektirmeksizin kendi kendini temizliyor ve klimaya ihtiyaç duymadan binayı soğutuyor.

Benzer İçerikler

Comments are closed.