Son Yazılar
  • 25 Haziran 2026 | Yaz Sporları ve Performans: Sıcak Havada Bitter Çikolatanın Magnezyum Rolü
  • 18 Haziran 2026 | Babalar Günü İçin En Nostaljik Hediye: Çocukluk Anılarına Yolculuk
  • 11 Haziran 2026 | Serinletici Yaz Tarifleri
  • 21 Mayıs 2026 | Bayram Şekerinden Çikolataya: İkram Tepsisinin Sessiz Dönüşümü
  • 14 Mayıs 2026 | Konçlama: Çikolatanın Pürüzsüzlüğü Nerede Doğar?
  • 6 Mayıs 2026 | Hıdırellez; Dilek, Niyet ve Baharı Karşılama Hissi
  • 29 Nisan 2026 | Dört Klasik Dolgu: Pralin, Ganaj, Krokant ve Trüf
  • 16 Nisan 2026 | Çikolata ve Kahve/Çay Eşleşmeleri
  • 9 Nisan 2026 | Bir Sanat Eseri Nasıl “İkon” Olur?
  • 2 Nisan 2026 | Tropik Bir Hikaye: Çikolatanın Meyvesiyle Tanışın

Mabel Çikolata BLOG

MENU
  • Çikolata Kütüphanesi
  • Çikolata ve Sağlıklı Yaşam
  • Çikolatalı Tarifler
  • Genel
    • Tarih
  • Kültür ve Sanat
  • Şehirler ve Hikayeleri
    • Çikolata Ustaları
  • Mabel’e Dair
    • Arap Kızı’nın Öyküsü
  • Çikolata Sözlüğü
  • Çikolatanın Tarihçesi
  • Takip Edilesi Çikolata Bloggerları
  • Video Kütüphanesi
    • Çikolata Aşkım Video Yarışması
  • Twitter
  • Facebook
  • Pinterest
  • Instagram
  • 25 Haziran 2026 • 61

    Yaz Sporları ve Performans: Sıcak Havada Bitter Çikolatanın Magnezyum Rolü

  • 18 Haziran 2026 • 79

    Babalar Günü İçin En Nostaljik Hediye: Çocukluk Anılarına Yolculuk

  • 11 Haziran 2026 • 538

    Serinletici Yaz Tarifleri

  • 21 Mayıs 2026 • 202

    Bayram Şekerinden Çikolataya: İkram Tepsisinin Sessiz Dönüşümü

  • 14 Mayıs 2026 • 223

    Konçlama: Çikolatanın Pürüzsüzlüğü Nerede Doğar?

  • 6 Mayıs 2026 • 225

    Hıdırellez; Dilek, Niyet ve Baharı...

  • 29 Nisan 2026 • 331

    Dört Klasik Dolgu: Pralin, Ganaj, Krokant ve Trüf

  • 21 Mayıs 2026 • 202

    Bayram Şekerinden Çikolataya: İkram Tepsisinin Sessiz Dönüşümü

  • 14 Mayıs 2026 • 223

    Konçlama: Çikolatanın Pürüzsüzlüğü Nerede Doğar?

  • 29 Nisan 2026 • 331

    Dört Klasik Dolgu: Pralin, Ganaj, Krokant ve Trüf

  • 16 Nisan 2026 • 299

    Çikolata ve Kahve/Çay Eşleşmeleri

  • 2 Nisan 2026 • 366

    Tropik Bir Hikaye: Çikolatanın Meyvesiyle Tanışın

  • 26 Mart 2026 • 370

    Saray Mutfağında Kakao: Osmanlı’nın Çikolatayla Tanışması

  • 26 Şubat 2026 • 440

    Kakao Oranı Çikolata Hakkında Ne Söyler?

  • 29 Ocak 2026 • 464

    Çikolatanın İki Etkisi: Zihinde Keyif, Bedende Yakıt

  • 25 Temmuz 2022 • 1828

    Çikolatalı Yaz Tarifleri

  • 29 Nisan 2022 • 1920

    Çekirdekten Evimize Kuvertür Çikolata

  • 19 Ocak 2022 • 2298

    Mucizevi Çikolata: Şifa ve Lezzet Bir Arada

  • 12 Ocak 2022 • 2876

    En Sevilen Çikolatalı Brunch Spesiyalleri

  • Duruş Bozukluklarından Kaynaklanan Ağrıları Hafife Almayın

    11 Kasım 2021 • Çikolata ve Sağlıklı Yaşam, Genel • 1580

    İş hayatında uzun süre oturarak çalışmak ve hareketsizlik, omurga sağlığı açısından çalışanlarda farklı sorunlar yaratıyor. Özellikle masa başı çalışanların, genel rutinlerinin dışına çıkmaları ve çalışma süreçlerine sık sık ara vererek bedenlerini esnetmeleri ise büyük önem taşıyor. Çalışma ortamında yapılacak düzenlemeler ve egzersizlerle çok daha sağlıklı olabilmek elimizde, peki nasıl?

    Düzenli Egzersiz Şart

    Eğer iş hayatında çok yoğun bir tempoya sahipseniz ve sıklıkla mesaileriniz oluyorsa, sağlığınıza mutlaka dikkat etmelisiniz. İş yetiştirme telaşının tetiklediği strese, kas-iskelet sistemi hastalıkları da eklenirse, ciddi sağlık problemleri kapımızı çalabilir.

    Türkiye’de yapılan bir araştırmaya göre, ofis çalışanlarının üçte birinde özellikle bel, boyun ve sırt ağrıları bulunuyor. Katılımcılarda kulunç diye bilinen kas spazmları, omuz, dirsek ve bilek ağrıları, sinir sıkışmaları, eklem kireçlenmeleri, boyun fıtığı, bel fıtığı ve özellikle boyun düzleşmesi ve kamburluk gibi postür bozuklukları görülüyor. Duruş bozukluklarının önüne geçmenin ise 3 yolu var: Düzenli yapılan egzersizler, ofis ortamının omurga sağlığı düşünülerek dizayn edilmesi ve gün içerisine dağıtılmış şekilde belirli hareketlerin rutin olarak yapılması… Burada dikkat edilmesi gereken nokta ise, ofis hastalıkları sorunlarıyla karşılaşanların mutlaka alanında uzman bir ortopedi ya da fizik tedavi hekimine başvurmaları…

    Ağrılarınızı Hafife Almayın

    Uzmanlara göre hareketsiz yaşam; kalp rahatsızlıkları, obezite, Tip 2 diyabet, dolaşım ve sindirim sistemi hastalıklarına neden oluyor. Ancak bu rahatsızlıklar uzun süre sonra ortaya çıktığı için çalışan kendisini koruma konusunda geç kalabiliyor. Bu noktada ise kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarında yaşanan ağrı, bir uyarıcı olarak ortaya çıkıyor. Kişinin bu uyarıcı sinyalleri doğru yorumlaması da oldukça önemli. Yapılan araştırmalara göre en sık karşılaşılan ve kişileri doktora götüren şikâyet; ağrı. Bu ağrılar, omurganın uygun olmayan duruşta kaldığının ise bir diğer göstergesi.

    En Sık Yapılan Hatalar

    Yapılan çalışmalar; ofis çalışanlarının gün içerisindeki vakitlerinin neredeyse yüzde 80’ini yerlerinden hiç kalkmadan geçirdiğini gösterirken, uzun süre hareketsiz kalan omurganın, yanlış duruş ve oturuş ile ağrıya neden olması da kaçınılmaz. Uzun süreli hareketsizlik ve beraberinde egzersiz yapılmaması, ilerleyen dönemlerde rahatsızlığın kronikleşmesine, kas kısalıklarına, kireçlenme, skolyoz, kemik erimesi ve fıtığa neden olabiliyor. Yetersiz bel desteği, oturur durumdayken aşırı bükülme ve eğilme, keza yine otururken ağırlık kaldırma, sandalyenin çok alçak olması veya arkalığının çok küçük olması, omuz üstü alanlara sık sık uzanma gereği ve uzun süreli sabit durumda oturma en sık yapılan yanlışlıklar olarak sıralanıyor.

    Hareketsiz Yaşam, Farklı Rahatsızlıkları Tetikliyor

    Hareketsiz yaşam, ister istemez pek çok rahatsızlığı tetikliyor. Çalışanlarının şikâyetleri; boyun ve bel düzleşmesi, sırt-bel ağrısı, kas spazmları, fibromiyalji gibi nispeten başlangıç aşamasında sayılabilecek omurga sorunları olarak karşımıza çıkıyor. Gerekli önlemler alınmadığı takdirde ise bel fıtığı veya bel kayması gibi ciddi omurga patolojileri ve hatta  diz ve kalça patolojilerine kadar farklı problemlerle yüzleşmek zorunda kalınabiliyor. Bu nedenle geleneksel alışkanlıkların değiştirilmesi ve ofis içerisinde daha hareketli bir yaşam tarzının benimsenmesi gerekiyor. Bilgisayar, masa, sandalye ve ekipman seçimleri doğru yapılmalı. Bacak bacak üstüne atarak çalışmanın, postür bozukluğuna sebep olacağı unutulmamalı. Uzun süre bacak bacak üstüne atarak oturulduğunda dizin arkasında bulunan sinir ve damarlar üzerinde bası olacağından sinir iletimi ve kan dolaşımı olumsuz etkilenebilir.

    Çalışanlara Önemli Tavsiyeler

    Uzmanlara göre yapılacak birkaç fiziki düzenleme ve alınacak basit önlemlerle yaşanan ağrıların azaltılması ya da önüne geçilmesi mümkün. Hekimler; ağrılardan şikâyetçi olan kişilere şu tavsiyeleri veriyor:

    • Masa ve sandalyenizi kendinize özel ayarlayın. Baş; monitör ekranına bakarken dik durmalı, omuzlar rahat, sırt ise dik ve dayalı olmalıdır. Bel destekli sandalyeler ve küçük bir yastık kullanımı duruşunuzun daha dik olmasına yardımcı olabilir. Ayakların altına hafif bir yükseklik konarak baldırların sandalyeye tam oturması sağlanmalı.
    • Telefon boyun-omuz arasına sıkıştırarak kullanılmamalı. Monitör, klavye ve mouse size uygun olmalı, eller yere paralel, monitörün üst seviyesi göz hizanızın biraz aşağısında olmalı. El bileğinizin düz pozisyonda durması içinse mouse-pad kullanabilirsiniz.
    • 10 dakikada bir pozisyonunuzu kontrol edin ve değiştirin.
    • Öğle aralarını mümkünse açık havada 15 dakika orta tempoda yürüyerek geçirmeye gayret edin.
    • Yarım saatte bir, ikişer dakikalık ‘hareket araları’ verin ve kalkıp yürüyün.
    • Yukarıdan eşya alırken ya da bir iş yaparken sandalye veya merdiven kullanın.
    • Yerden bir şey alırken belinizden eğilmeyin, dizleri bükerek oturup almaya çalışın.
    • Düzenli olarak egzersiz yapın.
    • İki saatte bir, 5 dakika süreyle germe egzersizlerini uygulayın. Hareketleri karşılıklı olarak her iki yön için birkaç kez tekrarlayın. Egzersizler sırasında gerilme hissi dışında, ağrı ve zorlanma hissetmemelisiniz.
    • Aracınızı birkaç sokak arkaya park edip, işe yürüyerek gidin.

    Devamı »
« 1 … 157 158 159 160 161 … 339 »

Kategoriler

  • Çikolata Kütüphanesi
  • Çikolata Ustaları
  • Çikolata ve Sağlıklı Yaşam
  • Çikolatalı Tarifler
  • Genel
  • Kültür ve Sanat
  • Şehirler ve Hikayeleri
  • Tarih

Keşfedin

  • 14 Mayıs 2026 • 223

    Konçlama: Çikolatanın Pürüzsüzlüğü Nerede Doğar?

  • 5 Şubat 2026 • 433

    Bazı Tatlar Neden Bazı Şehirlere Daha Çok Yakışır?

  • 22 Ocak 2026 • 626

    Kışın Çikolatayla Isınan Şehirler

  • 30 Ocak 2025 • 1385

    Çikolata ve Sağlık: Bitter Çikolatanın Faydaları Üzerine Güncel Araştırmalar

  • 27 Ocak 2025 • 869

    Kış Aylarında Çikolatanın Ruhumuza Etkisi: Bilimsel Bir Bakış

  • 14 Ocak 2025 • 1048

    Yeni Yılın İlk Tatlı Kaçamağı: Ev Yapımı Çikolatalı Tarifler

Çikolatalı Tarifler

  • 11 Haziran 2026 • 538

    Serinletici Yaz Tarifleri

  • 14 Mayıs 2026 • 223

    Konçlama: Çikolatanın Pürüzsüzlüğü Nerede Doğar?

  • 29 Nisan 2026 • 331

    Dört Klasik Dolgu: Pralin, Ganaj, Krokant ve Trüf

  • 16 Nisan 2026 • 299

    Çikolata ve Kahve/Çay Eşleşmeleri

Bizi Facebook’da Takip Edin!

Bizi Takip Edin

  • Twitter
  • Facebook
  • Pinterest
  • Instagram

Hakkımızda

  • Çikolata Sözlüğü
  • Çikolatanın Tarihçesi
  • Mabel’e Dair
    • Arap Kızı’nın Öyküsü
  • Takip Edilesi Çikolata Bloggerları
  • Video Kütüphanesi
    • Çikolata Aşkım Video Yarışması

Son Yazılar

  • Yaz Sporları ve Performans: Sıcak Havada Bitter Çikolatanın Magnezyum Rolü
  • Babalar Günü İçin En Nostaljik Hediye: Çocukluk Anılarına Yolculuk
  • Serinletici Yaz Tarifleri
  • Bayram Şekerinden Çikolataya: İkram Tepsisinin Sessiz Dönüşümü
  • Konçlama: Çikolatanın Pürüzsüzlüğü Nerede Doğar?

Takvim

Haziran 2026
P S Ç P C C P
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930  
« May    

© 2021 Mabel Çikolata BLOG™

İstanbul, Türkiye