Çikolatanın Tarihine Dair İlgi Çekici Gerçekler

13 Kasım 2017 • Çikolata KütüphanesiComments (0)440

5000 yılı aşkın süredir kalp hastalıklarını önlemeden detoks formüllerine, beslenme takviyelerinden cilt bakımına kadar sayısız alanda kullanılan ve her yaştan kişinin severek tükettiği çikolatanın hem şaşırtan hem de keyif alacağınız hikayesini gelin birlikte inceleyelim.

Tarihsel kaynaklara göre kakao çekirdeklerini kullanarak çikolatayı keşfeden ilk medeniyet olan Maya İmparatorluğu’nda, yönetici ve din adamı sınıfına dahil olmayan halk, kakao çekirdeklerini bir para birimi olarak kullanırdı. Hem kültürlerinde hem de sosyal yaşamlarında oldukça önemli bir yere sahip olan kakaoyu ticarette kullanacak kadar önem yükleyen Mayalar’ın yanı sıra bir diğer Amerika medeniyeti Aztekler de ekonomilerini kakao çekirdeklerinin değeri üzerine inşa ettiler. Aztek başkenti Tenochtitlan’ın kalıntılarında keşfedilen yazıtlarda 10 kakao çekirdeği ile bir tavşan, 100 çekirdek ile bir köle satın alınabildiği tespit edilirken, başarılı askerlerin de kakao çekirdekleriyle ödüllendirildiği belirtilmiştir.

Aztekler için çikolata oldukça kutsal bir içecekti ve sadece varlıklı kişiler, din adamları ve yönetici sınıfı çikolata tüketebilirdi. Bugün alışkın olduğumuz tattan çok uzak bir şekilde, biberle karıştırılarak içilen çikolata, Aztek Hükümdarlarının günlük menülerinde yer alırdı. Avrupa’da ise 1900’lerin başına kadar sadece varlıklı insanlar çikolata tüketebilirdi.

Çikolata ancak Avrupa’ya ulaştıktan sonra sadece içilen değil aynı zamanda yenilebilen bir gıdaya dönüştü. Bir diğer deyişle bugün genellikle tüketilen katı haline ancak 1700’lerde ulaştı. 1700’ler sonrasında sanayileşmenin başlaması ve kakao yağının da kullanılmaya başlanmasıyla beraber katı çikolata üretildi. Bu aynı zamanda çikolatanın tatlı bir gıdaya dönüşmesi demekti. Artık biber yerine vanilya, şeker ya da süt tozu ile hazırlanıyordu.Buna rağmen Osmanlı döneminin büyük bir kısmında 1900’lere kadar halk arasında yaygın bir çikolata deneyiminden bahsetmek pek mümkün değil. Pera’daki bazı alafranga kahvecilerde sıcak çikolata sunulduğu bilinse de çikolatanın bugünkü formunda halk ile buluşması 1909 yılında gerçekleşti.

Osmanlı Dönemi’nde “Sağlık Çikolatası” denilen bir tür çikolata eczanelerde satılırdı.

Tüm bu tarihi bilgilerin yanı sıra bir diğer dikkat çeken konu ise çikolatanın bugün 112 dilde aynı şekilde söylenmesi.. Çikolata kelimesinin Türkçe dahil tüm bu dillerde aynı şekilde söylenmesinin nedeni ise kakao ve çikolata tarifinin dünyaya yayılmasının çok kısa bir süre içinde tek bir merkezden gerçekleşmiş olması, çok ilginç değil mi?

Bugün tanıdığımız kakao ve çikolata son halini alana kadar tarih boyunca çok farklı aşamalardan geçerek birçok kültürün vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Acı ve sadece belli bir sınıfın tüketebileceği içecekten ilaca kadar birçok form alan çikolata, bugünkü hali ve binlerce yıla uzanan geçmişiyle herkes tarafından sevilerek tüketilen bir “süper gıda” olarak anılmayı gerçekten de hakkediyor.

Pin It

Benzer İçerikler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir