Simgesel Tarihi Çeşmeler

4 Eylül 2019 • Kültür ve Sanat, Şehirler ve Hikayeleri, TarihComments (0)222

Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinden bu yana özenle inşa edilmiş olan İstanbul’daki çeşmeler, yüzyıllardır nice şaire, yazara ve sanatçıya ilham kaynağı olmuştur. Birçoğu bugünlere ulaşamasa bile Osmanlı zamanında dönemin zevkine ve sanat anlayışına göre yeniden biçimlenmiş ve yüzlercesi daha yapıla gelmiştir. Dönemine göre refah seviyesinin ve siyasi yapının göstergesi olan çeşmeler, tarihsel olaylara da ışık tutma özelliğine de sahip olmuşlardır.

 

Biz de bu tarihsel olayların birer simgesi olan Alman ve Tophane Çeşmesi ile ilgili bilgileri sizler için derledik.

 

Alman Çeşmesi

 

Sultan Ahmet Meydanı’na gidip de Sultan I. Ahmet Türbesi’nin karşısındaki tarihi Alman Çeşmesi’ni görmeyeniniz yoktur eminiz ki. Görüntüsüyle dikkat çeken bu çeşmenin aslında herkesin bilmediği bir de hikayesi var.

 

Alman Çeşmesi, Osmanlı’da 17. yüzyıldan sonra ortaya çıkan meydan çeşmeleri arasında farklı bir mimari yapıya sahip olmasıyla ön plana çıkarken, adını tarihin sayfalarına yazdıran daha önemli bir özelliğe sahip. Alman İmparatorluğu ve Osmanlı Devleti’nin politik olarak yakınlaşmasının nişanesi olan bu çeşme, Alman İmparatoru II. Wilhelm tarafından II. Abdülhamid’e hediye olarak yaptırılmış ve iki devlet arasındaki ticari anlaşmaların karşılığında bir teşekkür göstergesi olmuştur. İlk ziyaretinde Osmanlı ordusuyla Alman tüfeklerinin satılması konusunda bir anlaşmaya varan Alman İmparatoru II. Wilhelm, çeşmenin yapılmasına vesile olan ikinci ziyaretinde ise İstanbul ile Bağdat arasında yapılması planlanan 4 bin kilometrelik demiryolu inşaatının, Alman firmaları tarafından üstlenilmesi konusunda Sultan II. Abdülhamid ile anlaşma imzalamıştır.

 

Tüm yapım masrafları Alman İmparatoru tarafından karşılanırken, Almanya’da hazırlanan çeşmenin parçaları, İstanbul’a getirilerek burada birleştirilmiştir. Sultan II. Abdülhamit’in 1 Eylül 1900 tarihindeki 25. cülüs töreninde açmayı planlandığı çeşme ilgili tarihe yetiştirilemeyince, II. Wilhelm’in doğum günü olan 27 Ocak 1901 günü görkemli bir törenle açılmıştır.

 

Osmanlıca ve Almanca iki ayrı kitabesi bulunan çeşmenin kubbeyi taşıyan kemerlerinin iç tarafında sekiz beyitlik Osmanlıca kitabe yer alırken, içindeki su haznesinin ortasındaki tunç levha üzerinde kabartma harflerle yazılmış Almanca kitabe bulunur. Almanca kitabede çeşmenin, Kaiser II. Wilhelm’in 1898 yılı sonbaharında Osmanlının hükümdarı II. Abdülhamid’i ziyaretinin bir “şükran hatırası” olarak yaptırıldığı yazılı.

 

Osmanlı tarihindeki birçok kanlı olaya şahit olan İstanbul halkı tarafından “Kanlı Çınar” veya “Vakvak Ağacı” olarak adlandırılan büyük bir çınar ağacının yakınına inşa edilen çeşmenin ise Osmanlı döneminde ayrı bir yeri vardır.

 

Tophane Çeşmesi

 

İstanbul’un üçüncü büyük çeşmesi ve şehrin en yüksek duvarlı sebili olması özelliklerini taşıyan Tophane Çeşmesi, Sultan I. Mahmut tarafından yaptırılmıştır. Taksim Suyu Tesisleri’nin bitiminden sonra 1732’de inşa edilen ve “1. Mahmut Han Çeşmesi” olarak da bilinen bu çeşme, Kılıç Ali Paşa Camii’nin kuzeyinde, Tophane Meydanı’nda yer alır. O dönem çeşmenin açılmasıyla Taksim Su Sistemi devreye girmiş ve Sultan I.Mahmud Taksim’den suyu kendi eliyle salıvermiştir.

 

Mehmet Ağa’nın mimarı olduğu çeşmenin üzerinde yer alan tarihi kitabedeki şair ise Nahifi’ye aittir. Osmanlı Devleti’nin klasik süsleme anlayışından biraz farklı olarak bezemelerinde daha çok Barok üslup kullanılan ve bir geçiş dönemi eseri olan çeşme, kare planlı olarak inşa edilmiştir. Bitki motifleri ile bezenmiş olan çeşmenin taş süslemelerinde saksı içindeki meyve ağaçları ve vazoda çiçek görüntüleri yer alır.

 

Eskiden Tophane İskelesi’nin bulunduğu meydanda yer alan Tophane Çeşmesi, kıyının doldurulmasıyla denizden içeride kalmıştır. Tophane çeşmesi tarihi süreç içerisinde çeşitli tadilatlar ve onarımlar görmüştür. İlk büyük onarımın gerçekleştirildiği 1837 yılında çeşme örtüsü değiştirilmiş ve teras çatısı yapılmıştır. 1956-1957 yılında ise ikinci kez İstanbul Sular İdaresi tarafından restore edilmiş, bu restorasyonda tarihi gravürlere sadık kalınarak saçak ve kubbe yeniden inşa edilmiştir.

 

Bugün hala su hizmeti vermeye devam eden Tophane Çeşmesi, son aylarda uğradığı tahribatla da gündeme gelmiştir. İstanbul’da hayatın kaynağını bizlere sunmak için yeniden canlandırılan Tophane Çeşmesi’ne imrenen o kadar çok çeşme varken, bu değerli tarihi eserlerin korunması için herkesin üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerektiği ise bir diğer önemli gerçek.

Pin It

Benzer İçerikler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir